بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ
iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
96. Sure
Asılıp Tutunan
العلق
Mahmoud Khalil Al-Hussary · Hafs an Asim
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ
iḳra' bismi rabbike-lleẕî ḫaleḳ.
Yaratan Rabbinin adıyla oku!
خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِنْ عَلَقٍ
ḫaleḳa-l'insâne min `alaḳ.
O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ
iḳra' verabbüke-l'ekram.
Oku! Senin Rabbin, en cömert olandır.
ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ
elleẕî `alleme bilḳalem.
Ki O, kalem ile öğretmiştir.
عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
`alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.
İnsana bilmediği şeyleri öğretti.
كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
Hayır! İnsan gerçekten azgınlık eder.
أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
er raâhü-stagnâ.
Kendini müstağni/ihtiyacı yok gördü diye.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
inne ilâ rabbike-rruc`â.
Şüphesiz dönüş yalnızca Rabbine olacaktır.
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
era'eyte-lleẕî yenhâ.
Sen, o engel olanı gördün mü?
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
`abden iẕâ ṣallâ.
Bir kulu namaz kıldığı vakit.
أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.
Ne dersin o (Peygamber) doğru yolda ise.
أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ
ev emera bittaḳvâ.
Yahut takvayı emrettiyse.
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.
Gördün mü? Ya o (engel olan) yalanladı ve yüz çevirdiyse!
أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.
O Allah’ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.
Hayır! Eğer son vermezse, elbette perçeminden yakalayıp sürükleriz.
نَاصِيَةٍ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍ
nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.
Yalancı, günahkâr perçeminden.
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
Haydi! O meclisini /Taraftarlarını çağırsın.
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
sened`u-zzebâniyeh.
Biz de Zebanileri çağıracağız.
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب
kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Hayır ona itaat etme! Allah’a secde et ve (yalnızca) O’na yaklaş.